Logo 1 Logo 2 EFFAT IUF
04.08.2026 2 tekil ziyaret

TÜRK-İŞ 24. OLAĞAN GENEL KURULU KONUŞMA METNİ 30 KASIM 2023

Sayfayi Paylas

TÜRK-İŞ 24. OLAĞAN GENEL KURULU KONUŞMA METNİ 30 KASIM 2023

Sayın Başkan,

Değerli Divan Üyeleri,

TÜRK-İŞ’ e Bağlı Sendikalarımızın Değerli Başkanları, Değerli Yönetim Kurulu Üyeleri,

Kıymetli Delegeler,

Yazılı ve Görsel Medyanın Değerli Temsilcileri,

Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Hepimiz biliyoruz ki; insana, alın terine, üretime, vatana, demokrasiye aynı anda dokunan GÜÇLÜ BİR EL var.

Bu el uzandı mı işçinin omuzuna, GÜVEN verir; uzandı mı üretime, EKMEK verir.

Bu el ki, HAKKI OLANA HAKKINI verir, hor görülüne ONURUNU verir.

Demokrasimizin olmazsa olmazı, emeğin güçlü sesi Türk-İş’imizin Genel Kurulu’na hepiniz hoş geldiniz.

Bu vesileyle, işçi hareketi adına yürütülen çetin mücadeleler ve kıymetli hizmetlerle, sendikal tarihe adını yazdıran tüm konfederasyon ve sendika yöneticilerimizi, ömrünü bu yola adayan tüm kardeşlerimi rahmetle ve şükranla yâd ediyorum.

Değerli Arkadaşlarım,

71 yıldır, varlığıyla güç veren ulu bir çınarın gölgesindeyiz.

Türk-İş Ailesinin her bir ferdi, şuan burada bizimle olamasalar da, Anadolu gibi koca yüreklerinin burada, bizimle olduğunu biliyoruz.

İnanıyorum ki 24. Genel Kurulumuz ile hep birlikte geleceğe aynı coşku, erdem, inanç ve kararlılıkla yürüyeceğiz.

Ayrıca bu önemli günümüzde, ekmeğini kazanmaya çalışırken aramızdan ayrılan işçi kardeşlerimizin büyük acısı da bizlerle birlikte burada, yüreklerimizde..

Hayatlarının en güzel çağında, madenler, inşaatlar, şantiyeler, tersaneler başta olmak üzere tüm iş kazalarında yaşamlarını yitiren, tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum.

Kıymetli Arkadaşlarım, malumunuz muazzam bir değişim ve dönüşüm süreci yaşıyoruz.

Ezberleri bozan bu dönemde, yaşanan savaşlarla ülkelerin hatta insanlığın dinamikleri değişiyor. İklim değişikliği ise yerkürenin ritmini değiştiriyor. Gıda güvensizliği her geçen gün hayatımızı artan ölçüde tehdit ediyor. Yaşamın her alanında, dijitalleşme süreci, çok daha farklı bir evreye ulaşmış durumda..

Bu değişim rüzgârında, Türkiye’mizin politik, ekonomik, sosyolojik, teknolojik her türlü alanda her daim muzaffer olmasını diliyorum.

Ayrıca yaşadığımız deprem felaketi ve Ukrayna Rusya savaşının etkileri devam ederken, son günlerde insanlığı enkaz altında bırakan Gazze saldırılarında, fütursuzca işlenen bir katliamla yüzleştik. Gazze’de meydana gelen insanlık dışı vahşeti bir kez daha en şiddetli biçimde kınıyorum, lanetliyorum. Bölgede barış ve huzur ikliminin baki olmasını temenni ediyorum.

Tüm yaşananlar bizlere yine ve defaten şu mesajı veriyor Kıymetli Arkadaşlarım;

Her şeyden, her bir meseleden önce, her birimizin üstüne düşen İLK GÖREV; ÜLKEMİZİ, BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZDEN DOĞAN SİNERJİMİZİ VE ORTAK GELECEK HEDEFLERİMİZİ KORUMAKTIR.

İkinci olarak da, küresel siyaset sahnesinde “doğru bildiklerimizin savunucusu” olmaya devam etmek, sağlam ve milli bir gelecek kurma gayretimizden asla vazgeçmemektir.

Değerli Arkadaşlarım, sağlam ve milli bir gelecek kurma gayretinden bahsettim.

Hukukun üstünlüğü, demokrasi, açık ve şeffaf denetim mekanizmaları gibi alanlarla birlikte ekonomi politikalarının uzun vadeye dönük reformlarla ele alınması gerekiyor.

Geleceği planlarken ülkelerin iktisadi kalkınmalarında dikkate almaları gereken en önemli parametrelerden biri, gelir dağılımındaki eşitliktir.

Türkiye, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün 38 üyesi arasında gelir dağılımı adaletsizliğinin en yüksek 3. ülkesi olmuştur.

Geçim ve yaşam şartlarımızı derinden etkileyen sorunlara karşı; KAMU, SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI VE İLGİLİ TÜM KURUMLARIN SORUMLULUK ALMASI ŞARTTIR.

Gelinen noktada yeni iş olanakları ve yeni teknolojiler karşısında İNSAN KAYNAĞI NASIL GELİŞTİRİLEBİLİR, sorusuna cevap verebilme kabiliyetine sahip olmamız gerekmektedir.

Nitekim istihdam alanlarımızı etkileyen, iklim ve dijitalleşme başta olmak üzere “günün meseleleri”yle ilgili sektörlerimize dair “ARAŞTIRMA EKSİKLİĞİ”nin aşılması gerekiyor.

Dahası artık ülkemizde insan ve iş yaşam dengesi odağında, bir zorunluluk haline gelen, çalışma saatleriyle ilgili PİLOT UYGULAMALAR, devletimizin teşvikiyle BAŞLATILMALIDIR.

Diğer yandan, bugün işsizlik oranının neredeyse 2 katı kadar genç işsizimiz vardır. “Geniş işsizlik” oranı yüzde 23’e dayanmıştır. Bu istatistikler; yatırım ve üretim artışının önündeki riskler bertaraf edilmeden, kayıtlı istihdam artışının hedef düzeye erişemeyeceğini göstermektedir.

Maalesef azalan satın alma gücümüz ve enflasyondan, vergi meselesine kadar uzanan ekonomik sorunlarımız kronikleşmiş durumdadır. Gelir adaletsizliğinin yaygınlaşması ve derinleşmesinde ciddi payı olan “VERGİ DÜZENLEMESİ” konusunu, her daim gündemde tutan Konfederasyonumuz Türk-İş’in bu kararlılığını sonuna kadar sürdüreceğine yürekten inanıyorum.

Değerli Arkadaşlarım,

İçinde bulunduğumuz çağda, dönüşüm alabildiğine hızla ilerlerken, BİZLER SENDİKASIZLAŞTIRMA VEBASIYLA MÜCADELE EDİYORUZ.

Ülkemizde daraltılan çalışma hakları yanında; taşeronlaşma meselesi çözüme bir türlü ulaştırılamıyor, kıdem tazminatı farklı isimler adı altında bir türlü gündem malzemesi olmaktan çıkamıyor.

‘İŞ GÜVENSİZLİĞİ’ her geçen dakika can almaya, işçi sağlığını tehdit etmeye devam ediyor.

Bugün gelinen noktada, 4857 sayılı İş Kanunu’nun, değişen Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşılıyor mu sorusuna yanıt verilmek zorundadır. BİR TER DAMLASI, BİR SU BASKININA DÖNÜŞEBİLİR.

Yaşadıklarımıza bir bakın. İşkolu tespiti ve yetki davaları ile boğulmuş bir sendikacılık yapmak zorunda bırakılarak, elimiz kolumuz bağlanıyor.

Bu süreçte ilerlemek ancak; sendikalaşma oranının artışıyla mümkün olabilecektir.

Bu “etki kapasitesi”ne rağmen, Türkiye’de işçi olarak çalışanların sadece yüzde 14,76’sı örgütlenme hakkından faydalanmaktadır. 16,4 milyon kayıtlı işçiden 14 milyonu sendikasızdır.

Yetki tespitine itiraz davalarının sendikal örgütlenmeyi ortadan kaldırmak için bir fırsat olarak görüldüğünü söylemek mümkündür. Bu sorun, Uluslararası Çalışma Örgütü sürecine de yansımaktadır.

Uluslararası Çalışma Örgütü bünyesindeki Örgütlenme Özgürlüğü Komitesi, ülkemizi özel sektörde, “sendika karşıtı işten çıkarmalara karşı” gerekli önlemleri almaya davet etmiştir.

Uluslararası Çalışma Örgütü değerlendirmeleri ne yazık ki ülkemizin bir gerçeğidir.

Aynı şekilde, Sendikamız başvurusu üzerine 19 Kasım 2020 tarihinde; Anayasa Mahkemesi; “UZAYAN YETKİ DAVASI, SENDİKAL ÖRGÜTLENME HAKKININ İHLALİDİR.” diyerek önemli bir karara imza atmıştır.

Örgütlenme ve toplu sözleşme haklarını kısıtlayan, engelleyen, etkisiz kılan hükümlerin mevzuattan ayıklanıp değiştirilmesi lazımdır.

Örgütlenme hakkına yönelik olumsuz işveren uygulamalarının mali ve cezai yönden caydırıcı yaptırımlara bağlanması kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu çerçevede Sendikamız 21 Temmuz 2023 tarihinde, sendikal camiada bir ilk olarak, hukuka aykırı davranan yabancı sermayeli işyerine, Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi kapsamında MANEVİ TAZMİNAT DAVASI AÇMIŞTIR.

Sonuç aldığımız takdirde, işverenleri caydırma noktasında bu karar, biz sendikaların örgütlenme ve hukuk mücadelesine güçlü bir ses getirecektir.

Değerli Arkadaşlarım, BİZ SENDİKALAR, SADECE ÇALIŞANLARI İLGİLENDİREN MESELELERDE DEĞİL SEKTÖRÜN VE İŞYERLERİNİN GELECEĞİNİ ETKİLEYEN SÜREÇLERDE DE KONUŞTURULMALIDIR.

Bunu oldukça önemsiyorum. Çünkü kamu şeker fabrikalarının özelleştirilmesi sürecinde ülke olarak bu eksikliğimizi çok net bir biçimde görmüş bulunuyoruz.

Türkiye’nin beyaz şekeri’ni güvence altına alabilmek için Konfederasyonumuz Türk-İş ile birlikte idari, hukuki, meşru, sendikal her türlü mücadeleyi verdik.

Dahası Şeker-İş olarak ulusal ve uluslararası sempozyumlar yaptık, sektör paydaşlarıyla toplumsal mutabakat metinleri yayınladık, sağlıktan özelleştirmeye kadar birçok alanda imza kampanyaları gerçekleştirdik. Gıda Zirvesiyle gıdanın geleceğine ışık tuttuk. Ayrıca, yapay her türlü tatlandırıcıya karşı mücadelemize aralıksız devam ediyoruz.

Diğer taraftan da gıda güvenliği, gıda israfı ve su israfına kalkan olacak bir dizi kampanyalar yaptık. Toplumumuzu bilinçlendirme çalışmalarımızı her daim sürdürdük.

Son olarak da adil geçiş kavramından hareketle, iklim krizi karşısında tüm dünyada var olan yeşil enerji hamlesine katkı verme amacıyla, YENİLENEBİLİR ENERJİ MERKEZLİ PROJEMİZİ hayata geçirdik.

Bir sivil toplum kuruşu olarak verdiğimiz her bir hizmet, yaptığımız her bir çalışma ÜLKEMİZ İÇİNDİR, ALIN TERİ DÖKEN EMEK GÜCÜ İÇİNDİR. Aynı zaman da, sendikal mücadele için de geleceğe bir miras niteliğindedir.

Kıymetli Arkadaşlarım, Konfederasyonumuz ve genel başkanımızla, desteğini esirgemeyen sendikalarımızla, sektörümüzün paydaşlarıyla, büyük sınavlar verdiğimiz bir gerçek..

Kadro sorunu ise bizlerin dünden bugüne en büyük meselelerindendi. Siyasi, hukuki, akademik, teknik her türlü çalışmayı yapmış bir sendika olarak, oldukça meşakkatli bir mücadele süreci yürüttük. Ve 5 Nisan 2023 tarihinde, işyerlerimizde liyakat ve hakkaniyet mücadelesi nihayet sonuç verdi. 1172 geçici işçi kardeşimiz sürekli işçi kadrolarına kavuştu.

Kararın Genel Kurulumuz vesilesiyle de bir kez daha, şeker fabrikalarımız ve kamuda çalışan tüm geçici işçi kardeşlerimize ve camiamıza hayırlı olmasını diliyorum.

Başta Genel Başkanımız Sayın Ergün Atalay olmak üzere hak mücadelesine sahip çıkan yöneticilere, yetkililere ve emeği geçen herkese müteşekkir olduğumuzu belirtmek istiyorum.

Bundan sonraki aşamada da; nitelikli işgücü açığımızın artık taşeronla değil, tamamen kendi kadrolarımızla karşılanması gerektiğinin altını çizmek istiyorum.

Kıymetli Arkadaşlarım, Bizler, Cumhuriyetimizin 100. yılında, örgütlenmenin kronikleşmiş sorunlarını değil, sendikalaşmanın toplumumuzu güçlendiren yanlarını konuşmalıyız.

Evet bizlerin, çocuklarımıza bırakacağı büyük hayalleri var. Ama şu bir gerçek ki, çocuklarımızın kucaklayacakları Türkiye için, ÇOK DAHA BÜYÜK HAYALLERİ VAR.

Bizleri “hayal kurmaktan vazgeçiren”, “korkutan”, “günün meseleleriyle bir kafese sıkıştırmaya çalışanlara” karşı, VAZGEÇMEMELİYİZ, ÇALIŞMALIYIZ, BİRLİK OLMALIYIZ.

Bu duygu ve düşüncelerle, 24. Olağan Genel Kurul’unun Türk-İş’imizin misyonuna yakışır bir sağduyu ortamında geçeceğine can-ı gönülden inanıyor, Genel Kurulumuzun camiamıza hayırlar getirmesini temenni ediyor, hepinize saygılarımı sunuyorum.